Giriş Formu



Kimler Çevrimiçi

Şu anda 130 ziyaretçi çevrimiçi

İstatistik

Üye : 725
İçerik : 509
Sayfa Gösterimi : 2386366
Kofçaz Yazdır E-posta

Istranca Dağları’nın nazardan kaçırılmış zengin doğasının orta yerinde kurulmuş olan Kofçaz, Türkiye’nin en küçük ilçelerinden birisi, idari olarak bağlı bulunduğu Kırklareli ilinin ise en küçük ilçesidir.

Devlet sınırlarımızın kıyıları boyunca dizili çoğu yerleşimlerin yakasına yapışmış olan unutulmuşluk, ihmal edilmişlik ve büyük yalnızlık; Bulgaristan devlet sınırımızın bir bölümüne omuz veren Kofçaz’ın da makus talihi olmuştur, ne yazık ki.

El değmemiş zümrüt doğası ile ziyaretçilerine yepyeni keşif duyguları sunan Kofçaz, bu makus talihini değişen turizm anlayışının da avantajlarını kullanarak sahip olduğu eşsiz doğasıyla kırmaya çalışmaktadır.

Kofçaz ilçesi Kırklareli’nin kuzeyinde il merkezine 26 km uzaklıkta kurulmuştur. İlçenin doğu-güneydoğu doğrultusunda aynı ilin Demirköy ilçesi, batı-güneybatı yönünde ise Edirne’nin Lalapaşa ilçesi yer alır. İlçenin kuzeyini ise Bulgaristan ile devlet sınırımız çevreler.

Coğrafi yapısı bakımından değerlendirdiğimizde ilçenin neredeyse tümünün Istrancalar’ın dağlık engebeli arazilerinin üzerinde kurulu olduğunu söylemek yerinde olur. İlçenin rakımı 640 metre olup, ilçe sınırlarındaki en yüksek nokta “Kiraz Tepesi” mevkiinde 759 metredir. Bu engebeli araziyi şekillendiren derin vadilerin tabanında bu zengin doğadan beslenen dereler yer almaktadır.

İlkim özellikleri Trakya’nın genel ikim karakterini yansıtmaktadır. Rakımın da etkisi ile kışlar sert ve soğuk geçmektedir. Trakya’nın en fazla kar örtüsü alan kesimleri arasında yer almaktadır. Şu haliyle, aldığı yağış itibari ile de Trakya’nın diğer kesimlerinden fazla yağış aldığını söyleyebiliriz. Yazlar ise sıcak, buna rağmen yine rakımın da etkisi ile bir parça daha esintilidir.

Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) tarafından “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerinden elde edilen 2010 yılı verilerine göre Kofçaz’ın nüfusu köyleri ile birlikte 2798 kişidir. Bu nüfusun 672 kişisi ilçe merkezinde, 2126 kişisi ise köylerde yaşamaktadır. Bu nüfus bilgilerine göre ilçe merkezi baz alındığında Kofçaz Türkiye’nin en küçük ilçesidir. Köyleri ile birlikte nüfus baz alındığında ise Türkiye’nin en küçük ilçeleri sıralamasında en baş sıralarda yer alan birkaç ilçeden biridir.

İklim, ulaşım ve coğrafi zorluklar ilçenin ekonomik gelişmesine bugüne değin ne yazık ki olumsuz etki etmiştir. Engebeli arazide kısıtlı tarım yapılabilirken, ürün çeşitliliği bakımından da zengin bir üretim olduğunu söyleyemeyiz. Buna rağmen, ekonomik koşulların baskın olduğu sebeplerden ötürü geleneksel yöntemlerle tarım yapılıyor olması elde edilen ürünleri daha değerli kılmaktadır. Tarım büyük ölçüde aile işçiliği şeklinde yapılmaktadır.

Hayvansal üretim bölgenin toprak tarımıyla birlikte yürüttüğü bir diğer geçim kaynağıdır. Toprağı ve suları kirlilikten uzak, Istrancaların bu kesiminin zengin doğası hayvancılık açısından Kofçaz’ı değerli kılmaktadır. Yörede doğal ortamda yetişen hayvanların et ve süt ürünleri rağbet görmektedir ve gelişmeye açıktır. Küçük ölçekli de olsa mandıracılık faaliyetleri yörede hayvancılık üzerine yan üretim dallarından önde gelenlerindendir. Arıcılık faaliyetleri sonucu kalitesi yüksek bal elde edilmeye başlanmış ve bu üretimin artırılıp halkın ekonomik gücünü yükseltmek için teşvik edilmektedir. Geçmiş yıllarda orman işçiliği yöre halkının geçim kaynaklarından birisi iken, orman işletmeciliği açısından değişen anlayış gereği bu iş kolundan sağlanan fayda çok düşük seviyelere inmiştir.

Orman ve bu el değmemiş doğanın nimetlerinin, değişen anlayış gereği başka şekillerde değrlendirilebilmesi için yörede pek çok proje yürütülmekte, denenmeye çalışılmakta ya da tavsiye edilmektedir. Bunların en başında ise eko-turizm faaliyetlerinin yörenin imkanları ölçüsünde şekillendirilip uygulanmasına yönelik girişimler yer almaktadır. Doğa turizmi ve kültür turizmi açısından Kofçaz büyük imkanlar yeni açılımlar sunmaktadır.

Kofçaz’ın tarihi geçmişi konusunda bilebildiklerimiz ancak Trakya’nın genel tarihi ile örtüşebilecek bilgiler kadardır. Yöre tarihine ipuçları sunabilecek araştırma sahaları mevcut olup, bilimsel verilerle desteklenmeye muhtaçtır. Özellikle Çeşmeköy, Erikler ve Yoğuntaş ( Palos ) yerleşimleri bu konuda arkeolojik değer sunabilecek kalıntılar sunabilecek yerleşimler arasındadır.

Yörenin bildik en eski yerleşimcilerinin Trakya’ya ismini veren Trak ( Thrak ) kabileleri olduğunu söyleyebiliriz. Yörede rasladığımız çok sayıda tümülüs ve günümüze kadar ulaşmayı başarmış dolmenler bu öngörüyü desteklemektedir.

Balkan ve Anadolu’dan Trakya kesimine geçen halkların sürekli karşılaştıkları bir coğrafya olması sebebiyle bir çok kavimin el değiştidiği bir bölge olduğunu düşünebiliriz. Örneğin, İskitler’in peşi sıra yöreye gelen Persler ve kudretli imparatorları Darius’un M.Ö.513’lerde bu yörede düşmanlarının izini sürdüğü söylenebilir. Muhtemelen Persler’den kaçan İskitlerin Istrancaların sık ağaçlıklı ormanları arasında saklanarak kendilerini kurtarmaya çalıştıkları düşünülebilir.

Roma ve Bizans dönemleri bakımından çok bilgiye sahip olmadığımız Kofçaz yöresi, muhtemelen Balkanlar’a bağlanan askeri iaşe ve ticaret yollarının üzerindeydi.

Osmanlı’nın 1368-69 yıllarında yöreye gelişi ile Kofçaz yöresinin günümüze kadar izlerini ulaştıran ilk yerleşimleri ve imarı başlamıştır. Yörenin İslamlaştırılması ve Türkleştirilmesi için Anadolu’dan çok sayıda Türkmen topluluğu bu yöreye getirilmiştir. Böylece Balkan halkları ile etkileşime girilen bu tampon bölgede karışıksız Türk köy yerleşimlerinin temelleri atılmaya başlanmıştır. Anadolu erenlerinin manevi önderliği ile Osmanlı’nın Balkanlar’da çok daha içerilere doğru ilerlemesinde bu gibi Türkmen iskanları olanak sağlamıştır. Kaldı ki, Kofçaz’ın pekçok yerleşimi Balkanlar’ın her karışmasında düşmanla en çok yüzyüze kalan kesim olmasına rağmen, Evlad-ı fatihan ruhuyla bugüne değin sınır bekçiliğini büyük bir gurur ile sürdürmeyi başararak, tarihi ve kültürel izlerini bugüne kadar taşımayı başarabilmiştir.

 

1877-78 Osmanlı Rus savaşı sonrasında Rus işgaline uğrayan bölge günden güne Balkanlar’ın çeşitli yerlerinden Trakya’ya doğru göç eden Türk toplulukların zaman zaman yerleştiği yerler haline gelmeye başlamıştır.

Balkan Savaşları ve en son Yunan işgali yılları, böylesi sınır boylarındaki yerleşimlerin yaşadığı büyük acıları katmerli yaşatmıştır Kofçaz’a. Nihayet 10 Kasım 1922’ de Türk topraklarına katılmış, bu tarihi o günden itibaren “kurtuluş bayramı” olarak kutlamaya başlamıştır.

Kofçaz adının kaynağı ile ilgili bilgi yoktur. Buna karşılık yöresel söyleyişe uygun olduğu için zaman zaman “Kofçağız” diye söylendiği, hatta yakın zamana kadar özellikle yaşlılarca böyle dile getirildiği bilinmektedir.

Kofçaz’ın birçoğu Osmanlı-Türk döneminde kurulmuş köklü tarihe sahip köylerdi bulunmaktadır. Bu Osmanlı izlerini köylerin isimlerinde ve kuruluş öykülerinde bulmak mümkündür. Öte yandan yörenin manevi aydınlanması için Anadolu erenleri önderliğinde yöreye iskan ettirilen Alevi-Bektaşi inancına sahip Türkmen toplulukları varlıklarını bugüne değin sürdürmeyi başarmışlardır. Bazı köylerin nüfus yapısı ise Balkanlar’dan göç eden Türkler ve Tatar-Çerkez göçmenlerle çeşitlenmiştir.

İlçenin köyleri şunlardır :

  • AHLATLI : Plevne savaşı ve 1878 sonrası hızlanan göçlerle, özellikle Bulgaristan’dan gelen Türk topluluklarınca kurulmuş göçmen köylerindendir. Eski adı “Ah Atlı” iken dile kolaylık olsun diye bugünkü adı olan Ahlatlı’ya dönüşmüştür.
  • AHMETLER : Osmanlı döneminde “Ahmedler” olarak bilinen köy Evladı Fatihan Yörüklerinin iskan edildiği bir köydür. Tarım ve hayvancılık ev ekonomisi ölçeğinde köylünün geçim kaynağıdır.
  • AŞAĞI KANARA : Kanara, Salhane demek olup muhtemelen Osmanlı döneminde askerin iaşesi için büyük ölçüde hayvan kesimi yapılan yerlerden birisi olduğu düşünülmektedir. “Kanara-i Zir” ismiyle bilinirdi. Eski ve geleneklerine bağlı bir köydür. Ev ekonomisini döndürebilecek kadar tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlamaktadır.
  • BEYCİ : Tarım, havancılık ve orman işçiliği ile geçimini sağlayan bu köy eskiden “Penço mahalle” olarak anılmaktaydı.Halk arasında dile daha kolay geldiği için "Beyciler" olarak da dillendirilmektedir.

  • DEVLETLİAĞAÇ : Köyün adının dayandırıldığı 1.Murat Han’a atfedilen bir hikayesi vardır. Bu rivayete göre, Sultan 1.Murat Trakya’nın bu kesimlerinde Bizanslı Rumlar tarafından başlatılan kargaşayı bastırmak üzere yöreye gelir. Köyün kurulduğu yörede beraberindeki askerlerle dinlenmek isteyen Sultan 1.Murat burada gazilerle bir araya geldi ve burada kendisine ikramda bulundu. Sırtını dinlenmek için bir kaba ağaça dayadığı için bu ağaca ithafen “Devletli Kaba Ağaç” denildi. Yöre sonraki dönemlerde de Osmanlı askerlerinin iaşesi için ev sahipliği yapan, ordugahın güzergahlarından biri olan ve tarih boyunca katıksız Türk kalmayı başarmış bir köydür. Tarım hayvancılık ile mandıracılık faaliyetleri köyün geçim kaynakları arasındadır. 
  • ELMACIK : Elmacık eski dönemlerde padişahın vakıflarına gelir sağlayan bir yerleşimdi. Şimdilerde ise Kırklareli’ye yakınlığı ve Kofçaz yolu üzerinde oluşuyla diğer köylerden biraz daha gelişmiş, tarım ve hayvancılığın yanı sıra bir parça da ticaretin görüldüğü bir köydür.
  • KARAABALAR : Osmanlı dönemindeki adı “Karabalak” veya “Karabalar”dır. Kolay söylenebilmesi için Karaabalar’a dönüşmüştür. Tarım ve hayvancılık bu köyün de başta gelen geçim kaynaklarıdır. 19. Yy gezginci Bektaşi dervişi ve halk ozanı “Hayrani” buradan yetişmiştir. Eski gelenek ve göreneklerine bağlı, kültür öğelerine sahip çıkan bir köydür.

 

  • KOCATARLA : Köyün başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Halk kültürü ve folklorik özellikleri yönünden zengin, yeniliğe açık, aydın-okumuş bir köydür.
  • KOCAYAZI : İlçenin sosyo-ekonomik olarak en hareketli köylerindendir. Türk-Bulgar nüfusun karışık yaşadığı bu köy Balkan Savaşları sonunda Bulgarlar’ın yöreden gitmesiyle Türkler’e kalmıştır. 3 adet ayazması ve “Asker Çeşmesi” ile “Ayva Altı” mesire yerleri ile göz dolduran bir Pomak köyüdür.
  • KULA : Sınır köylerinden olan Kula tarım hayvancılık ve orman işçiliği ile geçimini sağlayan küçük bir köydür. Balkan savaşı sonrası anlaşmalarla gerçekleştirilen mübadele ile yöreye yerleştirilmişlerdir.Köyün dokusunu yansıtan köy evleri görülmeye değerdir.
  • MALKOÇLAR : Köyün adı Osmanlı’nın Rumeli’de fetihlerinde önde gelen akıncı ailelerinden Malkoçoğulları’nın adını taşımaktadır. Bu aileden yetişen fertlerin Rumeli’de büyük yararlıkıları olmuş, bazıları üst düzey görevlere kadar gelmişler ve Balkanlar’da çeşitli vakıf eserleri yaptırmışlardır. Bu değerli ailenin hatırasına ismini alan Malkoçlar köyü, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan, geleneklerine bağlı eski Türk köylerinden birisidir.
  • TATLIPINAR : Köy Bulgaristan sınırı boyunda kurulmuştur. Eski yerleşimlere ait kalıntılara ev sahipliği yapmasının yanı sıra, eskiden civarda bir Ermeni mahallesi olduğu bilinmektedir. Köyde mezarı olan “Kalfa baba” söylencesi, bu zatın köyün kurucularından bir akıncı komutanı olduğunu söyler bize.
  • TASTEPE ( TAŞTEPE ) : Köyün asıl adı Taştepe’dir. Halk diline Tastepe olarak yerleşmiştir. Tarım,hayvancılık ve orman işçiliğiyle geçinen köy, Osmanlı’nın son dönemlerinde Osmanlı’ya büyük zararlar veren Bulgar çetecilerin barınağı olmuştur.
  • TERZİDERE : Köyün adının Yıldırım Beyazıt’ın oğullarından Emir Süleyman’ın lalası Terzibaşı Zağnus’tan geldiği düşünülmektedir. Topçular köyü gibi Alevi-bektaşi kültür öğeleri açısından zengin folklorik özellikler taşıyan, aydın, okuma yazma oranı yüksek, Kofçaz’ın sosyal yaşantısı yüksek köylerindendir.

  • TOPÇULAR : Tarih süzgecinden geçirilmiş geleneksel kültür öğelerini en diri yaşatan, Alevi-Bektaşi inanışının Trakya’daki merkezi denilebilecek bir köyümüzdür. Her yıl köye adını veren “Topçu Baba” adına düzenlenen anma etkinliklerine Trakya’dan ve Anadolu’dan binlerce ziyaretçi gelmektedir. Topçu Baba’nın yörenin manevi aydınlanması için gelmiş Horasan erenlerinden olduğu, kardeşlerinden birinin Pınarhisar’ın Erenler köyündeki “Binbir Oklu Ahmet Baba” olduğu rivayet edilmektedir. Kardeşi Osmanlı devlet geleneğine asker ve idari olarak çok bağlı bir kişilik iken, Topçu Baba ise irşad etmekle vazifeli olduğu halka daha yakın durmuş, sevgisini bugüne değin artarak sürdürmeyi başarmıştır. Yörede Alevi-Bektaşi inanışına göre yörede “Baba” diye anılan başka yatırlar da bulunmaktadır. Köy Trakya’daki Alevi-Bektaşi inanç ve kültür öğelerinin araştırılabilmesi için büyük bir folklorik membağdır.
  • YUKARI KANARA : Aşağı Kanara köyünü anlatırken bahsettiğimiz gibi Kanara, Salhane demek olup muhtemelen Osmanlı döneminde askerin iaşesi için büyük ölçüde hayvan kesimi yapılan yerlerden birisi olduğu düşünülmektedir. Yukarı Kanara eski dönemlerde “Kanara-i Bala” ismiyle bilinmektedir.

 

KOFÇAZ GEZİ REHBERİ

ÖNEMLİ İLETİŞİM TELEFONLARI

Kofçaz Kaymakamlığı : 0 288 762 20 98 ( Tel )   0 288 726 20 28 ( Faks )

Kofçaz Belediyesi : 0 288 762 21 00 ( Tel )      Web Sitesi

Kofçaz İlçe Jandarma Komutanlığı : 0 288 762 20 15 - 762 21 71

Kofçaz İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı : 0 288 726 25 75

ULAŞIM :  

Kofçaz Kırklareli'nin kuzeyinde ilçenin en küçük ilçesidir. İl merkezine 27 km uzaklıkta kurulu ileçeye ve köylerine ulaşım düzenli saat aralıklarıyla Kırklareli şehir terminalinden kalkan minibüsler ile sağlanmaktadır. İlçenin rakımının yüksekliği kış şartlarında ulaşımı kısa süreli sekteye uğratabilmektedir.

GEZİLECEK YERLER :

Kofçaz denilince akla el değmemiş doğası ve köklü tarihi olan Balkan köylerinin özgün dokusu gelmelidir. Hal böyle olunca Kofçaz'ın doğa turizmi ( Kamp, doğa yürüyüşleri vb...), fotoğrafçılık ve kültür gezileri açısından keşfedilmeyi bekleyen gizli değerler barındırdığından bahsedebiliriz.

Son yıllarda özellikle doğa yürüyüşleri ve fotoğraf etkinlikleri için yöreyi gezenlerin sayısında büyük artık olmuştur. Özgün dokusunu büyük ölçüde muhafaza eden Kofçaz'ın köyleri, kültür turları için doğru yönlendirmeler ışığında önermelere ihtiyaç duymaktadır.

Yayla turizmi ve av turizmi açısından da Istrancaların temiz ve nisbeten iyi korunmuş bu bölgesi potansiyel barındıran özel bir coğrafyadır. Bu zengin doğa içerisindeki pekçok mesire yeri ise haftasonu sayfiyecileri yöreye çekmektedir.

Yörenin geleneksel kültür öğelerinden beslenen zengin bir köy mutfağı vardır. Bu tertemiz doğa parçasında yetiştirilen tarımsal ve hayvansal ürünler, günümüzün moda beslenme şekli -oysa ki buralar için olağan bir durum- olan "organik" değer taşımaktadır. Zira geleneksel metodlarla yapılan tarım işçiliği bu değerde ürün elde edilmesine olanak vermektedir. Yörenin et ve süt ürünleri yüksek değerlidir. Son yıllarda arıcık faaliyetleri de göz doldurmaya başlamış, bu yöreden elde edilen balların kalitesinin yüksek olduğu yapılan analizlerle tescillenmiştir.

Yeri gelmişken Kofçaz'ın Topçular köyünde her yıl Mayıs ayında dünenlenen Topçu Baba'yı Anma Etkinlikleri'nden bahsetmek yerinde olacaktır. Zira Trakya'daki Alevi-Bektaşi inancının ve halk kültürü öğelerinin en diri ve zengin yaşatıldığı bu köy, her yıl Anadolu'dan,Trakya'dan ve Balkanlar'dan gelen binlerce ziyaretçiyi bu küçücük köye çekmeyi başarmaktadır. Hıdrellez ertesi yapılan etkinliklerde köye ismini veren ve halk arasında "Baba" diye ululanan Topçu Baba anılmakta, kazanlar dolusu aş yapılıp dağıtılmakta, semah ve deyişlerden oluşan etkinliklere yer verilmektedir. Hoşgörü ekseninde semah dönenler, her yıl binlerce ziyaretçiyi bölgeye çekerek aynı zamanda Kırklareli'nin hatırlanması gereken bu zengin kültürünün diri tutulmasına, yörenin tanıtılmasına katkı sağlamaktadırlar. Yörede Topçu Baba Yatırı'ndan başka daha pekçok yatır ziyareti bulunmaktadır.

Traklar dönemine işaret eden tümülüsler, menhirler ve halk arasında "Kapaklıkaya" olarak bilinen dolmenler Kofçaz ve civarında görülebilir. Bunlardan en göze çarpanı Kula köyü yakınlarındaki dolmendir. Öte yandan bu yöredeki pekçok köy Osmanlı'nın yöreyi ilk fethettiği zamanlarda kurulduğu ve bu bölge Osmanlı'nın ordugah kurup asker iaşesi sağlayan köylerden teşekkül olduğu için, o dönemlere işaret eden Osmanlı mezarlıkları yörede pekçok yerde karşımıza çıkar. Özellikle Ahlatlı köyü bu hususta örnek verilebilir.

==============================================

Fotoğraflar : Erhan BAYCAN, Nedret BENZET, Özcan ÇELTİKLİ, Sedat YILMAZ

==========================================

Not : Kofçaz ile ilgili bilgilerin derlenmesinde Nazif KARAÇAM’ın “Efsaneden Gerçeğe Kırklareli” adlı eserinden faydalanılmıştır. Nazif KARAÇAM ile ilgili olarak Portreler bölümümüzde yazarın hayatına ve çalışmalarına yer verdiğimiz Nazif KARAÇAM; Bir Şehrin Hafızası isimli içeriğimize göz atabilirsiniz.



Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 








 

Bu site Berilweb tarafından hazırlanmıştır, ROTA tarafından barındırılmaktadır. © 2013 Sitede yer alan içeriklerin tüm hakları Trakyagezi, fotoğraf hakları sanatçısına aittir.

JoomlaWatch Stats 1.2.8b_09-dev by Matej Koval