Giriş Formu



Kimler Çevrimiçi

Şu anda 92 ziyaretçi çevrimiçi

İstatistik

Üye : 729
İçerik : 510
Sayfa Gösterimi : 2419625
Çamdan Sakız Akıyor; GÖKÇETEPE. Yazdır E-posta

Koru dağlarının Saros’a bakan yamaçları alabildiğine çam ormanlarıyla kaplıdır. Mevsim yazsa, hele bir de orman yoluna girmişseniz, doğa size sesini alabildiğine duyurmaya başlar. Çığlık çığlığa börtü böceğin, sıcaktan çıtırdayan dalın yaprağın bile sesini işitirsiniz.

Aşağılarda menevileşen sularıyla Saros körfezinden yukarılara  doğru esip Koru dağları boyunca çam ormanlarının saçlarını tarayan rüzgar yüzünüzden gözünüzden öper. Çamdan sakız akar. Ve; Saros imbatlarına emanet ıtır ıtır çam reçinesinin rahiyası genzinizi yakacak kadar sarmalayıverir dört bir yanı. Başınızı döndüren önünüzde akıp giden manzara mıdır yoksa bu rahiya mıdır, hiç fark etmez o andan sonra.

…Saros’un incisi; Gökçetepe.

Keşan için Saros körfezi deniz turizmi açısından hazine değerindedir. Üstelik buraya gelenler için yapılabilecekler sadece yazları deniz-kum-güneş ile sınırlı değildir. Dalış tutkunlarının mabedi gibidir bu kıyılar. “Denizden babam çıksa yerim” diyenler içinse Halil İbrahim sofrası gibidir Saros.

Bu kıyılar boyunca uzanan ve sırtını Koru dağlarının çam ormanlarıyla kapalı tepelerine vermiş dizi dizi köylere denizin ortasından şöyle bir baksanız, kıyıları siya siya dolaşan cömert bir denizcinin hazine sandığındaki incileri bu kıyılara doğru savurduğunu düşünebilirsiniz.

Hal böyleyse, en göz alıcı incinin Gökçetepe’ye nasip olduğunu söyleyebiliriz.

Keşan’dan Gelibolu yönüne doğru 8 km çıktıktan sonra, sağa ayrılan Bahçeköy yolunu tercih etmelisiniz. Bu yol aynı zamanda ilçenin Çamlıca beldesine gitmektedir. Çamlıca beldesinden aşağıya Saroz’a doğru uzanan asfalt yol sizi Gökçetepe’ye ulaştırır.

Yok, eğer Gelibolu yönünden geliyorsanız, Korudağ’larına tırmanmaksızın Evreşealtı denilen mevkiden ayrılan Adilhan ve Sazlıdere köylerine giden yol tabelalarını takip etmelisiniz. Evreşealtı denilen bu mevki aynı zamanda Saroz körfezinin en uç kıyılarını oluşturur. Adilhan Gelibolu’ya bağlı iken, Sazlıdere’yse Keşan’ındır. Hemen bu köylerin önlerinde Saros’un meşhur üç adaları arz-ı endam etmektedir. Nisbeten daha bozuk olan bu köy yollarını takip ederek Sazlıdere’den sonra Gökçetepe’ye ulaşacaksınız.

Bu kıyılar boyunca uzanan köyler denizden 2-3 km uzakta dizilmişlerdir. Zira çoğu Balkan göçleri ve mübadelerle buralara yerleşmiş köylerin halkları tarım faaliyetlerini sürdürebilmek için denizden daha içerilerdeki toprakları tercih etmişler. Balıkçılığın bir geçim kapısı olarak gelişmesi ise sonradan sonraya gerçekleşmiştir.

“Kumluk çakıllık kıyı arazilerde tarım yapımaz” diyerek miraslarında bu toprakları kızlara tahsis eden babalar en çok da damatları zengin etmiştir buralarda. Öyle ya, şimdilerde o kıyılarda köyden ayrı gelişen sahil evleri, villalar, pansiyonlar yükseliyor. O kızları alan damatlar çoktan ihya oldular !

Gökçetepe de diğer kıyı köyleri gibi Saroz denizinden 2-3 km uzakta yer almaktadır. İlçe merkezi Keşan’a uzaklığı ise 28 km’yi bulmaktadır. Köyün ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Orman dokusunun müsaade ettiği alanlarda Trakya’nın verimli tarım alanlarını görürüz. Tarla tarımı ( hububat, ayçiçeği vb...) yanında meyve ve sebzecilik de yörede gelişmiştir. Bu bölge kimyasal tarım metodlarından olabildiğince uzak geleneksel tarım metodlarıyla ürünlerini yetiştirmeye çalışan bir bilinci benimsemiş köylere sahiptir. Bu yüzden yol boyunca “organik bahçe” tabelalarına sıklıkla raslarsınız. Hatta birçoğu alışveriş yapacağınız sebze ve meyveleri kendi ellerinizle toplamanıza müsaade ederler. Yol boyunca dizili tezgahlarda satılanlar bile bir o kadar davetkardır ve birinin önünde illaki aracınızı durdurma ihtiyacı duyarsınız.

Yörenin bir başka kazanımı ise çam balıdır. Bu zengin çam ormanlarının dokusunda beslenen arıların kovanlarından alınan ballar üst kalitededir. Bazen yol boyunda sizi durdurabilecek bir köylü şu uyarıyı yapabilir :

 -Aracın camını kapat giderken. İlerde arı kovanları var, girmesin içeriye.

Haklıdır da. Arıcılık son yıllarda bölgedeki çifçiler için farklı bir geçim kapısını aralamıştır. Yörenin çam balları genzi yakarcasına keskin tadı, çam balının o kendine ıtırlı kokusuyla çok kaliteli ve şifa doludur.

Gökçetepe'nin tarihte bir Ceneviz kolonizasyonuna ev sahipliği yaptığını köyün Ceneviz kalesi diye bilinen kalıntılarından anlıyoruz. Tarih içinde özellikle Egeli deniz kolonizatörleri bu korunaklı limanlara uğramışlardır. Hatta Gökçetepe-Sazlıdere açıklarında şimdi denizin 10-12 mt. Altında kalmış bir antik limandan söz edilir. Öte yandan batı yönünde yer alan İbrice limanı ise Osmanlı’nın son dönemlerine değin bir yükleme limanı özelliği taşımıştır.

Gökçetepe sahili yöredekilerce “Gizli cennet” olarak adlandırılır. Bunda haklılık payları olduğunu söylemeye gerek yok sanırız. Kale kalıntılarının olduğu tepeden Saroz denizinin çizdiği ufukta gün batımını izlemek kadar doyumsuz bir şey olamaz.

Köyün sahil kesiminde yer alan yazlık deniz evleri ve villalar, bu yörenin geleceği için bir parça endişe verici olsa da Gökçetepe’nin biraz daha gözden sakınılmış olduğunu yine de söyleyebiliriz. Bu bölümde evlerini sezonluk veya kısa süreli kiraya veren, pansiyon olarak verenleri bulabilirsiniz. Bunun için her yerde gözünüze çarpan tabelaları takip etmeniz veya köydekilere danışmanız yeterli.

Bu aşamada sadece bir önerimiz olabilir. Kısa süreli deniz sezonunu fırsata dönüştürmek isteyenler her yerde olabileceği gibi burada da karşınıza çıkabilmektedir, maalesef. Bu yüzdendir ki alacağınız hizmetin kalitesi ile ödemeniz istenen fiyatları karşılaştırın. Bazen yöre turizmine zarar verircesine fiyatlar talep eden kişilere raslamanız burada da olası. Size tavsiyemiz odur ki, araştırıp danışmadan ilk gördüğünüz yere kalıplmayın. Etraflıca dolaşın, başka başka kişilere danışın. Pazarlık yapmaktan çekinmeyin. Zira bu gibi kötü örneklerin bu seçicilikle ayıklanması yörenin yanlış tanınmasına yeğ tutulabilir.

Gökçetepe konaklama için size başka bir seçenek daha sunmaktadır. Gökçetepe orman kampı. Geçtiğimiz senelerde çam ormanlarında görülen bir hastalığın bertaraf edilmesi için işletmeciliği birkaç yıl yapılamayan orman kampı önemli bir kapasiteye sahiptir. Kamp-karavan turizmi için altyapı olanakları sunan Gökçetepe orman kampı haftasonu sayfiyecilerinin de deniz orman bütünlüğünü duya duya vakit geçirebilecekleri gizli bir sığınaktır.

Gökçetepe sahili çoğu yerde kum, yer yer çakıllı bir görünümdedir. Buna karşılık denizi çok yerde akvaryum gibi berrak ve tertemizdir. Özellikle İbrice limanına doğru kıyılar falezlenerek yükselir. Orman dokusunun müsaade ettiği bu yüksekliklerden denizin şekillendirdiği küçük küçük koylar göze çarpar. Denizin dibindeki bir çakıl taşını bile görebilmeniz neredeyse mümkündür. Gökçetepe’nin batısında yer alan İbrice limanı ise dalış okullarının mabedi gibidir. Keşan’ın Mecidiye köyünden ulaşılması daha kolay olan İbrice’ye ormaniçi yollarla Gökçetepe’den ulaşmak mümkündür.

Sözün özü, Saros’da günden güne ışıldayan bir inci tanesidir Gökçetepe. Reçine kokularına denizin iyot kokusu karışır. Bahçelerinden elvan kokulu güller, pembeli morlu ortancalar taşar, dost sohbetleriyle şenlenen balkonlarından sakız sardunyalar sarkar. Eğer Gökçetepe'ye gelmişseniz şundan emin olabilirsiniz ki, Saros'da gün batımını izlemek için bile burayı gördüğünüze değecektir.

Fotoğraflar :

Ahmet DUMAN



Bu Yazıyı Ekle

Facebook    Deli.cio.us    Digg   
 








 

Bu site Berilweb tarafından hazırlanmıştır, ROTA tarafından barındırılmaktadır. © 2013 Sitede yer alan içeriklerin tüm hakları Trakyagezi, fotoğraf hakları sanatçısına aittir.

JoomlaWatch Stats 1.2.8b_09-dev by Matej Koval